Mimolett’te Kayra ile yemek – şarap uyumu…

Ramazan ayının girmesiyle Kayra’nın Mimolett’te düzenlediği yemek – şarap uyumu etkinliklerinde artık sezon sonuna geldik…

Ramazan öncesindeki son etkinliğe bu kez bir damak hoşluğu (amuse bouche) ile başlıyoruz ve Mimolett’in mutfağından güzel bir “bezelye çorbası” içiyoruz. Yanında eşlikçi olarak Kayra’nın köpüklü şaraplarından “Cameo Roze 2009” (Kalecik Karası – Shiraz) tadıyoruz. Önceki etkinlik yazılarımdan birinde bahsettiğim gibi Kayra köpüklü şaraplarını da yemeğe dahil etmiş, bence iyi de yapmış. Bunu bir başlangıç olarak görmek ve ilerdeki menülerde daha alternatif yemeklerle köpüklü şarapları tatmak güzel olur bence…

“Bezelye çorbası” oldukça başarılı. Tavuksuyu, krema ve trüf yağı kullanılan çorba yoğun bir kıvamda ancak damağı rahatsız etmeyen akıcı bir yoğunluk bu. Tabi bunu köpüklü şarapla beraber içince çorbadaki yoğun yapı daha baskın kalıyor şaraba göre, bunun yanında sıcak-soğuk dengesi açısından da belli bir farklılık arz ediyor…

Sırada klasiğe yakın bir “kuşkonmaz salatası” var. Eşlik edecek şarap bu kez “Terra de France Sauvignon Blanc 2009”. Kuşkonmaz salatasının altında nar ekşisi çektirilerek bir sos yapılmış. Yenebilir “Ladin çiçeği” ile süslenmiş. Kuşkonmazın mevsimi geçtiği için biraz daha yavan kaldığı bu yemekteki esas yıldız bence sos. Belki tam mevsiminde hazırlanan bir kuşkonmazla çok daha iyi sonuç olabilirdi. Bunun yanında Terra de France Sauvignon Blanc, Loire Vadisi’nde üretilmiş olmanın avantajını kullanarak asidite ve belli bir mineral yapısıyla yemeğin üstüne çıkıyor. Sauvignon Blanc’da üst seviye asiditeyi sevenler için iyi bir örnek bu şarap. Kuşkonmazın mevsimine has diriliği, taze ve aromatik yoğunluğu biraz geçkin olduğundan şarap yemeğin üzerinde kendini hissettiriyor.

Arkadan gelen yemek olan “baharatlı tuna sote, zeytinli patlıcan ezmesi ile” bence iyi düşünülmüş bir yemek. “Zeytin – tuna – patlıcan” üçlemesi belirgin baharatsı dokunuşlarla zenginleştirilmiş. Tunanın yanına “pancar ravioli”, “balsamik reduction” ve Frenk soğanının çektirilerek yapıldığı bir “yeşil yağ” konulmuş. Tabakta ayrıca “tatlı mısır püresi” de var. “Tuna”da çeşni olarak “cajun” baharatı kullanılmış. Tabaktaki yemeklerin ve sosların birbiriyle uyumu oldukça iyi. Bu tarz tabaklarda yaratılan kontrastlar ve birbirini tamamlayıcı ögeler beni her zaman cezbetmiştir…

“Zeytinli patlıcan ezmeli, baharatlı tuna sote”nin yanında servis edilen “Terra Kalecik Karası Roze 2010” benim beğendiğim rozelerden. Bu yemeğin yanında roze içmek bence de fena bir fikir değil ve şarabın genel aromatik yapısı ile asiditesi yemekle belli bir bütünlük oluşturuyor.

Ana yemek olarak gelen “Sote yeşil sebzeler ve mantar ‘velouté’li Çipura” bana göre gecenin yemek-şarap uyumu açısından zirve yaptığı yemekti. İlginç olan bu yemeğin yanında normalde “Terra Kalecik Karası 2010” (kırmızı) servis edilirken, bu şaraba alternatif olarak Kayra Vintage Chardonnay de geldi yemekle beraber denememiz için.

Bu tabakta hoşuma giden unsurlardan biri de “toz deniz yosunundan” yapılmış olan sostu. Tabakta gerek soslar, gerekse sebzeler ve çipura ile iyi bir bütünlük ve belirgin gövde yoğunluğu oluşmuştu. Süt ve krema ile yapılan bir mantar velouté sosun baskın olduğu bir balık yemeğinin Kayra Vintage Chardonnay ile muazzam bir bütünlük sağlaması da geceye ayrı bir güzellik kattı. Şarap-yemek uyumunda genelde “1+1=3” formülünün mükemmel uyum olduğu söylenir. İşte bu mükemmel uyuma iyi bir örnek de sanırım “Kayra Vintage Chardonnay” ile beraber yediğimiz “Sote yeşil sebzeler ve mantar ‘velouté’li Çipura” oldu.

Menüye göre bu yemeğe eşlik edecek olan “Terra Kalecik Karası kırmızı” bana göre yemekle ilginç bir şekilde sırıtmadı. Kalecik Karasını biraz soğutunca balıkla hiç fena gitmiyor. Belki mantar velouté’nin gövde yapısı şarabın üstünde kaldı ama yemeğin geneli Kalecik Karası kırmızı ile belli bir düzeyde devam etti.

Beni aslında şaşırtan unsur Kalecik Karası rozenin bu yemekle nerdeyse hiç uyum gösterememesi oldu. İşte yemek-şarap eşleşmelerinde bu tarz denemeler de yaparak hangi şarabın hangi yemekle daha iyi uyum sağlayabileceğini keşfedebilmek hem eğitici hem de keyifli oluyor gerçekten…

Yemeği artık klasikleşmiş bir Mimolett tatlısı olan “Krem brule ve el yapımı dondurma” ile Kayra’nın klasikleşen tatlı şarabı “Kayra Madre Öküzgözü-Boğazkere 2006” ile tamamlıyoruz. Açıkçası finalde önümüze gelen “fesleğenli dondurma” bizi mest ediyor… Kesinlikle çok başarılı ve yaratıcı olmuş…

About Murat Mumcuoglu

Organizing wine tastings, food & wine events and winery tours ... Holder of WSET Level 3 certificate...
Bu yazı Öküzgözü, Boğazkere, Chardonnay, Fransız şarapları, Kalecik Karası, Kayra, Köpüklü şaraplar, Mimolett, sauvignon blanc, Shiraz/Syrah, Tatlı şaraplar, yemek-şarap uyumu içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s