Doluca’nın “Sarafin”leri…

Doluca’nın “varietal şarap” konseptinden yola çıkarak Saroz Yarımadası’ndaki bağlarından gelen üzümlerden ürettiği “Sarafin” şaraplarını tatmak ve yemekle uyumlarını keşfetmek üzere “X Restoran”dayız… Şişhane’deki İKSV binasının altıncı katında restoran güzel bir Haliç manzarası sunuyor bizlere…

Daha önceki benzer Doluca etkinliklerinde olduğu gibi öncelikle şarapları tadıyoruz sırası ile…

Sarafin Sauvignon Blanc, 2010 rekoltesi ile tadımdaki en genç şarap olarak geliyor önümüze. Oldukça açık bir limon rengine sahip şarap burunda yeşil erik, yeşil limon, limon kabuğu, yeşil elma, yeni kesilmiş çimen ve bektaşi üzümü aromalarına sahip. Damakta ortanın üstü bir asiditeye ve oldukça hafif bir gövde yapısına sahip. Ferah aroma karakterlerini damakta da koruyor, orta uzunluktaki bitiminde akıcı bir yapısı var.

Sarafin Fume Blanc, bana göre Sarafin serisindeki en dikkate değer şarap. 8 ay süre ile meşe fıçılarda “sur lie” metoduyla üretilmiş olan şarabın 2009 rekoltesini tattık. Limon sarısı rengine bürünmüş şarap burunda meşeden gelen aromaların yanı sıra kavun, limon, narenciye ve çiçeksi notlara da sahip. Damakta meşe biraz daha az hissedilir kıvamda ancak halen bu şarap için baskın sayılabilecek bir nitelikte. Vanilya önde olmakla beraber, çiçeksi ve meyvemsi aromalar canlı bir asidite ile buluşuyor. Orta gövdeli şarabın orta uzunluktaki bitiminde füme tonlar geriden ön plana çıkıyor. Bana göre meşe fıçı kullanımını biraz daha dengeleyebilirlerse kayda değer bir şarap ortaya çıkabilir.

Sarafin Chardonnay 2009, 8 ay “sur lie” + 4 ay tortularından ayrılmış olarak malolaktik fermantasyonla beraber toplamda 12 ay meşe fıçıda olgunlaştırılmış. Dışa doğru açılan altın sarısı renge sahip. Gerek burun gerekse de damak fıçıdan ve malolaktik fermantasyondan gelen aromalarla kendini hissettiriyor. Meyvemsi aromalar geri planda. Özellikle tereyağı, kızarmış ekmek, vanilya, kremamsı ve füme aromalar baskın nitelikte. Bir süre bekledikten ve şarabı iyice çalkaladıktan sonra şeftali, kavun, kayısı ve narenciye gibi meyve aromaları geriden gelmeye başlıyor. Damakta asidite canlı nitelikte ve ortanın üstü bir gövdeye sahipken şarabın bitimi kısa.

Sarafin Merlot 2009,  12 ay meşe fıçılarda olgunlaştırılmış. Temiz bir yakut rengine sahip. Burunda oldukça yeşil ve vejetal aromalara sahip. Arkadan hafif karamelsi ve pişmiş meyve aromaları geliyor. Damakta orta gövdeli ve yumuşak tanenlere sahip bir yapısı var. Yeşil aromalar damakta belirginliğini korurken geriden meyvemsi aromalar da hissediliyor. Yine de ben bir Merlot’dan bu kadar “vejetal” aroma beklemezdim açıkçası. Sanırım bu yeşil tonlar ya aşırı erken hasat edilen üzümlerden kaynaklanıyor ya da şarabın saklanma koşullarında bir problem var… “Sarafin” efsanesine yakışmayacak nitelikte bir şarap…

Sarafin Cabernet Sauvignon 2008, 14 ay meşe fıçılarda olgunlaştırılmış. Koyu yakut rengine bürünmüş şaraptaki karabiber ağırlıklı baharat, siyah zeytin, mürdüm ve orman meyveleri aromalarını arkadan füme tonlar takip ediyor. Damakta meşe fıçı entegrasyonu fena değil gibi. Orta düzeyde bir gövde yapısına ve asiditeye sahip olan şarap belli bir denge seviyesi tutturmuşa benziyor. Tanenler belirgin bir yapıda ancak zarif. Damakta entegre meyve yapısını bitime kadar koruyor. Bitimde alkolden gelen acılık bırakıyor.

Sarafin Shiraz 2009, 12 ay meşe fıçılarda olgunlaştırılmış. Koyu mor renge sahip. Tadımdaki en iyi Sarafin diyebilirim. Burundaki ahududu, mürdüm, kara orman meyveleri gibi meyvemsi aromaları, karanfil, karabiber gibi baharatsı notlar ve kavrulmuş kuruyemiş aromaları takip ediyor. Üst yoğunlukta bir kompleks aroma karakteri var. Damakta canlı bir asiditeye ve ortanın üstü bir gövdeye sahip. Tanen yapısı zarif. Fıçı-meyve entegrasyonu hiç fena değil. Belli bir denge düzeyi bu şarapta da tutturulmuş durumda. Damakta meyvemsi, baharatsı ve isli tonlar peşi sıra birbirini takip ediyor. Uzun sayılabilecek keyifli bir bitişi var.

Tüm bu “Sarafin”ler arasında beyazlarda dikkatimi çeken “Fume Blanc 2009” ve kırmızılarda “Shiraz 2009” olurken, genel olarak “Sarafin” şaraplarında bilinen potansiyelde bir düşüş ve şaraplarda ciddi denge sorunlarının olduğu gözlerden kaçmadı. Artık Sarafin bağlarının daha da yaşlandığını ve olgunlaştığını göz önünde bulundurursak Doluca’dan “Sarafin” serisine daha iyi konsantre olup biraz daha kayda değer şarap yapmalarını diliyorum…

“X Restoran”ın yemeklerine ve şarap – yemek uyumuna bir sonraki yazıda devam edeceğim…

About Murat Mumcuoglu

Organizing wine tastings, food & wine events and winery tours ... Holder of WSET Level 3 certificate...
Bu yazı Cabernet Sauvignon, Chardonnay, Doluca, Merlot, Shiraz/Syrah, Tadım Notları içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s