3 farklı Restaurant Deneyimi (1)… Ondokuz – Asmalımescit

Mayıs ayı içerisinde İstanbul’da 3 değişik restaurantı deneme fırsatım oldu. Hepsinin konsepti farklı olduğundan, bu 3 restaurantı ayrı ayrı yazılarda ele alacağım…

Ondokuz:

İspanyolların “Tapas” tarzı yemekleri her daim favori mutfağım olmuştur. İspanya’nın çok çeşitli kültürlerinin (Katalan, Bask, Endülüs vb.) yarattığı etkileri ve tüm ülkenin Atlas Okyanusu’ndan faydalandığı müthiş deniz mahsullerini de eklersek, “tapas”lardaki yaratıcılık doruk noktasına ulaşıyor.

Asmalımescit’te yeni açılan “Ondokuz” da menüsüne “tapas”ları temel olarak koymuş bir yer. Masalar daha çok dışarıda, iç bölüm küçük, İspanya’da alıştıklarımızın aksine küçük sayılabilecek de bir barı var. Menü konseptinde “tapas” olmasına rağmen, aynı zamanda, ızgara yemekler (balık-tavuk göüğüsü – böfile), hamburger, risotto ve İtalyan usulü makarnalar da gözümüze çarpıyor. Menü bu kısmıyla ciddi şekilde konsept dışına çıkmış ve maalesef alternatif ve yaratıcı olmaktan bir hayli uzak kalmış.

Genel olarak menüdeki tapas fiyatları 8 ila 16 lira arasında değişiyor. Şarküteri tabağı 25 lira, peynir tabağı 22 lira. Menüde 2 çeşit salata var (pestolu, beyaz peynir, fırında kızarmış domates, ızgara soğan ve yeşil fasulyeli salata ile karides, avokado ve pancarlı salata) bunlar da 16 ve 18 lira. Yukarıda bahsettiğim gibi bana göre menü konseptinin dışına çıkan risotto, makarna, hamburger ve ızgara yemekler ise 18 ila 39 lira arasında değişiyor. Menüde 3 çeşit tatlı var, crema katalana (10 lira), tiramisu (12 lira) ve Çikolata soslu churros (12 lira). Şarap menüsü zengin değil ve tüm şaraplar sadece Kavaklıdere’den. İstanbul’da sadece tek üreticinin şaraplarını menüsüne koyan restaurantlar azaldığı için tam sevinirken, tekrardan böyle bir durumla karşılaşmak şarapçılığımızın da artık gelişmeye ve adını dünyaya yaymaya başladığı bu dönemlerde beni üzdü açıkçası. Şarap fiyatları en azından ortalamanın altında kalmış ama bir tapas barda 60 liraya orta kalite bir şarap içmek bana göre halen pahalı. Genel olarak tapas fiyatları İspanya’dakinden daha ucuz değil, yerine ve kalitesine göre daha pahalı da sayılabilir.

Burada İspanya’da “racion” denilen yani tam porsiyon tabak sunumu yok, sadece ufak porsiyonlarda meze tabaklarında sunumu tercih etmişler. Ayrıca 2 kişi için önerdikleri 6 çeşit tapas ve 1 şişe Kavaklıdere Ancyra (veya 1 karaf rakı) 120 lira ve biz bunda karar kılıyoruz. Rakı yerine de doğal olarak şarabı tercih ediyoruz.

Seçtiğimiz tapaslar, Serrano jambonlu enginar, elde kesilmiş rustik patates tatlı ve acı sos ile, balık köftesi tartar sos ile, chorizo ve sarımsaklı karides romesco sos ile, kızarmış ekmek üzerinde brandyli tavuk ciğeri püresi mango ve elmalı marmelat ile ve son olarak panchettaya sarılmış ızgara kuşkonmaz.

Hemen söylemem gerekir ki, soslar tapaslardan daha başarılı olmuş. Özellikle elde kesilmiş rustik patatesin yanında sunulan domates marmelatını andıran tatlı ve acı sosu çok beğendim. Romesco sosu da başarılı buldum chorizo ve sarımsaklı karides ile iyi uyum sağlamış. Serrano jambonlu enginar ile panchettaya sarılmış ızgara kuşkonmaz vasatı aşmakta zorlanırken, kızarmış ekmek üzerinde brandyli tavuk ciğeri püresi de mango ve elmalı marmelat ile iyi gidiyor ve klasik “pate ve tatlı” uyumunu iyi yansıtıyor.

Tapaslarımızın gelmesini beklerken birer sangria içelim dedik. Gelen sangria açıkçası biraz kokteyl tarzında hazırlanmış (her ne kadar küçük bir viski bardağında sunulsa da) ve çilek konulmasından ötürü çilek kokusu öncelikli olarak içeceği bastırmış. Onun haricinde ise içine konulan daha çok votka, daha az şarap oranı, bana göre “sangria”yı, “sangria” olmaktan çıkarmış ve kokteyl tarzı bir içecek haline getirmiş. Çok açık olarak bize servis yapan elemana bu zamana kadar içtiğimiz en kötü sangria olduğunu ilettik. Çilek ve düşük miktarda şarap oranının içkiyi sangria olmaktan çıkarttığını da ekledik. Gönül isterdi ki, birisi gelsin eleştirimize kulak assın ancak maalesef “sangria” gibi bu beklentimiz de boşa çıktı. Sangria’nın kadehi  10 liranın üzerinde ve karafı da 80 lira olunca bana göre rekor bir fiyata ulaşmış.

“Ondokuz” bana göre bir tapas bar kimliği yansıtmıyor, ancak yine de, sadece menüdeki tapasları temel olarak değerlendirirsek Asmalımescit’te bulunan diğer yerlere göre göreceli olarak daha alternatif bir mekan olabilir. Buraya önümüzdeki aylarda tekrar gidip menüdeki değişikleri inceleyeceğim.

About Murat Mumcuoglu

Organizing wine tastings, food & wine events and winery tours ... Holder of WSET Level 3 certificate...
Bu yazı gastronomi, istanbul, mutfak, ondokuz, Restoranlar, tapas içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s